26 Mayıs 2012 Cumartesi

Yaz mı şu gelen?

Bu sene baharı gördük arkadaşlar. Ucundan kıyısından da olsa. Mis gibi sabahlara uyandık. Hırkalarla, ince ceketlerle dışarılara çıktık. Geçen sene aniden bastıran sıcaklardansa ben böylesini tercih ederim. 


Zaten oldum olası bayılırım baharlara. Hep söylüyorum ya; hem ilk hem de sonbahar benim için dönüm noktaları.. Yeni kararlar almak için en güzel zamanlar.. Hem yılbaşından yılbaşına yenilenmek neye yeter??! demişim bir başka postumda. Ne de güzel demişim. 




Benim aylarım geldi de geçiyor. Haziran sonuna kadar bir sevgi kelebeği efendime söyleyeyim mutluluk pıtırcığı bir şakıyan tırtıl (tırtıllar şakır mı demeyin lütfen şakırlar elbet) olacağım. 


Bu vesileyle hazır her şeye karşı hevesim tavan yapmışken klasik bu bahar neler yapalım postu yapalım desem onu kaçırdım tabii ki.. Ama olsun geç olsun güç olmasın. Geçen bahar neler düşünmüş, ne kararlar almış hangilerini uygulamış hangileri hala gerçekleşmeyi bekliyor bir bakalım.


Ahhh en önemlisi iyi beslenmek.  Ben bu ara çok kötü besleniyorum. O nedenle revizyon şart. 






Tarçın'la yaşamaya başladığımdan beri sabahları daha erken kalkıyor ve kahvaltımı genelde evde yapıyorum. Arada kaçırdığım poğçaları saymayalım. Ama evde de nedendir bilinmez bir tembellik, ne bulsam yiyip çıkıyorum. 


Bu huyu değiştirmeye karar verdim. Bundan sonra sabah kahvaltısı için seçeneklerim şunlar. Ya süt+gevrek ve meyve, Ya yoğurt+meyve+peynir ya da şöyle güzel kızarmış ekmekli domatesli salatalıklı reyhanlı, fesleğenli, naneli, maydanozlu, dereotulu, kuzu kulağ.. öhm yemeyi düşünüyorum. Bu sonuncusu genelde haftasonuna denk gelecek sanıyorum. Yoksa sabahın köründe bu kadar ayrıntı zor gözüküyor. 







Sadece kahvaltı olmaz tabii. Ara öğünleri atlamamalı. Onları da seçtim (nasıl organizeyim farkettiniz mi?) Ara öğünler ise yoğurt, tost, meyve, kuruyemiş olacak. Öğle ve akşam yemekleri zaten halledilir. 









Umarım kendimi kandırmıyorumdur da gerçekleştirebilirim bunları. 


Spor konusu beni en mutlu edeni. Site içinde açılmış tam donanımlı (ahahaha nasılsa artık) spor salonu sayesinde bütün kış hemen her gün spora gittim. Çeşitli kardiyo dersleri pilates yanında ağırlık çalıştım ve hatta yüzdüm. Bu bahar ve yaz boyunca spora devam. 






Saç rengim iyice koyulaştı. Açık bir renk olsun diye düşünürken gitgide koyuluyor. O zaman boyamadan vazgeçtim kafaya balyaj yaptırmayı koydum. Yaz için saçta ışıltılar en güzeli sanki. Bana mı öyle geliyor yoksa. 


Bir de aklıma düştü bu ara saç kestirmek. Kış boyu kahkül kullandım. Onlar uzamadan kestiremem sanırım. Ama uzadıklarında şöyle küt bir kesim hmmm bilemiyorum.




Dövme konusu içimde bir yara oldu resmen. Bu kadar isteyip de yaptıramayan bir ben varım. Kalın kalın kitaplar karıştırdım. Her yere baktım. Bir kaç tane seçtim de sonunda. Ama hala hangisi karar veremiyorum. Siz de baksanıza bir fikir verin bana bir el atın şu işe.




Kedi mi köpek mi derken eve bir köpek istediğime karar vermiştim. Ama pet shop tan yavru almaya karşıydım. Uzun süre önce verilmiş bu karar aniden sonuca ulaştı. Hepsi 2 günde oldu. Terkedilmiş 1 yaşında bir doxle'ım oldu. Adını Tarçın koydum. Stresten döktüğü yaralar da iyileşti. 4 aydır beraberiz. Ve sanırım en zor dönemi atlattık.




Alış veriş yapmayı durdurdum bir süredir. 3 ay oldu herhalde bir şey almıyorum. Benim için çok uzun bir süre bu. Patlamaya hazır bomba gibiyim. Ama indirimlere kadar bir şey almamaya kararlıyım. En azından bir iki parça dışında bir şey almamaya kararlıyım diyeyim. Ama hazır bahar gelmişken, bütün vitrinler cıvıl cıvılken gezmesek olmaz. :)




Bu bahar ve yaz bolca çayıra çimeni çıkmalı (inek mode on). Kitapları, sandviçleri, biraları, cipsleri almalı. Çayıra uzanıp okumalı, gülmeli. 




Ve tabii okumalı. Bir challenge'dan (challenge'ı tam türkçelerştirmek mümkün olmuyor farkettiniz mi? Meydan okuma diyelim en azından) bahsettim ya size. Nasıl okunacak onca kitap tembellik edersem. O yüzden her fırsatta kitaba saldırmalı. Yanında mevsime uygun limonata, frozen, karpuz, erik iyi gider diye düşünüyorum.






Kendimde büyük bir gelişme. Etrafımdakileri daha az takar oldum. Yine kızdığım anlar oluyor ama daha hızlı toplanıp amaaan diye geçiştiriyorum. Bu onları daha sinir ediyor ki olayın bonusu bu.


En sevdiğim şey eve kapanıp keyif yapmak. Tembel tembel hiçbir şey yapmadan dolaşmak. Mevsim nedeniyle artık evde durulmaz gerçi ama arada yine de yapılmalı. Güneşli gün miskinliği gibisi yok.


Evimde değişiklik yapma isteği iyice arttı. Aslında yeni bir koltuk almak, sehpayı değiştirmek vs gibi isteklerim var ama başka büyük bir amacım olduğu için bunu şimdilik ertelemeye karar vermiştim ki Tarçın Hanım koltuğumda bulunan minik (!) bir yırtığı genişletmeye karar verdi. Derken Yeni bir koltuk şart oldu. Yeni koltuk alırken evdeki eski kütüphaneyi de onarıma yollasam. Derken yeni bir kahve sehpası alsam. Hmmmm. Zor beğenen benim için bu süreç kolay olmayacak. Evdeki ışıklandırmayı bile değiştirmek istiyorum şimdi. Bu arada pimapen yenileme yapılacak evde. Eh bunca iş beni biraz oyalar:)




Cilt bakımını son aylarda çok ihmal ettim. Hazır mevsim değişirken yeniden cilt bakımına başlamalıyım. Size 7 seanslık cilt bakımı aldığımı söylemişmiydim. Gerçekten insanı rahatlatıyor ve iyi hissettiriyor. 


Bahar yağmurları asla unutulmaz. Tam artık giyilebilir dediğiniz o ince kumaş pantolonu giydiğiniz gün ıslanmasanız olmaz:)) Ben seviyorum bu yağmurları ama artık bitebilirler. Şöyle sıcaklar, açık ayakkabılar, güneş kremleri, havuz sefaları isteniyor delice.






Yaz meyvelerini unutmayalım. Hepsinin gönlümüzde yeri ayrı. Mutlaka bolca tüketmeli.






Veeee...



1 yorum: