29 Haziran 2011 Çarşamba

Antepliyk 4..

Bakırcılar çarşısında bir dolu zaman geçirmiş olmamıza rağmen saat hala çok erkendi.. Biz de kalkıp Zeugma Müzesine gittik.. Kafanız karışmasın bir ören yeri var bir de müze.. Ören yerinde eserler çalınıyor daha doğrusu yağmalanıyormuş.. Neyse ki daha da geç olmadan müze açılmış.. Müzenin yeri eskiden tekel fabrikasıymış.. Sadece giriş katı açıktı.. Bu yüzden ikinci katta sergilenen çingene kızını göremedik maalesef.. Keşke biraz ısrar etseydik diyorum şimdi :(


Duvarı boyayarak döneme ait bir evin içini görüyormuşuz hissi vermişler.. Çok güzeldi..







İşte bunları çok güzel yapmışlar.. Evlerin bahçesinde sığ havuzların dibi mozaik kaplı oluyormuş.. Müzenin hemen girişine böyle bir yansıma yapmışlar.. Siz üstünde dolaştıkça sular dalgalanıyormuş gibi oluyor.. Yansımalar belli aralıklarla değişiyor.. Kiminde yapraklar var kiminde balıklar:)



Bu bir duvar.. Aynısından istiyorum :/




Çıkışta müzenin kafesinde birer türk kahvesi içip dinlendik ve yine yollara döküldük.. Gaziantep'te sonu belirsiz parklar var.. Bir seyyar satıcıdan karpuz çekirdeği aldık, yiye yiye dolaşmaya başladık.. Sonra karşımıza Masal Park çıktı.. Derken Antap'teki gözlem evine ulaştık:)


Hemen yanında ise botanik bahçesi.. Bu arada her ikisine de giriş öğrenciyseniz 50 kuruş:)






Botanik parkını da talan etmiş ve yorgunluktan kıpırdayamaz hale gelmiştik.. Amacımız öğretmenevinin çok yakınındaki Aşina restaurana gidip enfes bir akşam yeöeği yiyebilmekti.. Gerçekten de enfes oldu.. Önden birer fındık lahmacun, ortaya salata, ezme, yuvalama, analı kızlı, çiğköfte aldık.. Ben beyti, S ise terbiyeli şiş kebap yedi.. Yemeğimizin üstüne çaylarımızı içip o geceyi erken kapadık.. Ertesi gün yolculuk vardı ve hala gezecek yerler kalmıştı:))

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder