Bir Tırtılın Hayatı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bir Tırtılın Hayatı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Kasım 2011 Salı

Ben Geçen Hafta..

1. Ne İzledim?

HİÇBİR ŞEY!!! Geçen hafta hiçbir şey izlemedim, takip ettiğim dizilerin son bölümleri hariç.

2. Ne Okudum?

Şurdan hatırlıyorsunuz değil mi? Okumam gereken bir dolu kitap vardı. Geçen hafta üçünü bitirdim:)

İlki Marian Keyes Tarot ve Çikolata. Çik-Lit romanlarda yeniyim biliyorsunuz. Pasaklı Tanrıça'dan sonra bu okuduğum ikinci çiklit. Eğlenceliydi ama Pasaklı Tanrıça kadar değil. Şimdilik sadece bu kadarını söyleyebilirim.





Haftasonuna 2 kitap sığdırmayı başardım. İkisi de kısa kitaplardı tabii. Biri Chuck Palahniuk "Dövüş Kulübü". Elbet filmini izlemiş ama okumamıştım. Bu zamana kısmetmiş demek. Chuck Palahniuk kitaplarını zaten seviyorum. Hemen heme aynı gün içinde bitirdim. Bir solukta.

Chuck Palahniuk, Dövüş Kulübü, Ayrıntı Yayınları, 181 sf, 15 tl

Son kitap ise yine bir Agatha Christie kitabı. Ölüm Oyunu. Ben aslında bu kitabın filmini izlemiştim. Bunu kitabı okumaya başlar başlamaz hatırladım. Her ne kadar sonunu bilsem de okumayı bırakamadım. Hatta Hercule Poirot olayı çözerken sanki ben d eyeni öğreniyormuşum gibi heyacanlandım. Bu Agatha sevgisi olmalı değil mi?




Agatha Christie, Ölüm Oyunu, Altın Kitaplar, 175 sf, 11 tl

3. Ne Dinledim?

Bu şarkıyı haftanın şarkısı ilan ediyorum:)) 

4. Nerelerdeydim?

Cuma günü alışverişe çıktık. Cumartesi de annemle biraz dolaştık. Olan biten bu. Geçen hafta çok yoğun çalıştık. Aslında kolumu kaldırmaya halim yoktu. Ki kalan kısmı yatarak geçirdim.

5. Neler aldım?


Ne zamandır almak istediğim siyah kaşe bir palto.


Krem rengi bir bluz.


Mango outletden bir şortla, siyah skinny bir pantolon.


Görüldüğü üzere günler boş ve sıkıcı ve tembellikle dolu :)

30 Ağustos 2011 Salı

Tatildeyimmm -3

Hep aklımı kurcalayan bir yer varsa İKEA.. Anneme kataloğu gelmişti.. Tam iki kere üstünden geçtim, alınacaklar listesi yaptım.. Ancak benim alınacaklar listem bütçemi kat kat aştı:)) A ağzından İKEA'ya gitsek lafını kaçırınca üstüne atladı  elbet.. Vee kendimizi bir anda mobilyalar arasında bulduk.. Benim bütçemi aşan listemi bir kenara koymam şarttı.. Hepsini bir arada alamam belki ama teker teker almaya kararlıyım.. Ben bu alışveriş için gerçekten ihtiyacım olan ufak tefek şeyleri aldım.. 

Bunlar: Bulaşıklık (evet hala bir bulaşıklığım yoktu ve çirkin plastiklerden de iç karartan metallerden de nefret ediyorum..) Kendime güzel, küçük sevimli bir bulaşıklık buldum ama:)), kocaman kaşıkları el altında bulundurmaya bir kap, Çekmece düzenleyici, mutfak tezgahına küçük bir çöp kutusu, vs vs..:)


Çekmeceleri düzenlemek için harika bir yöntem.. Yerden de kazanıyorsunuz.. Benzerlerini almayı düşünüyorum.. Hatta almadığıma pişmanım..


Bu kalıplar hamarat ruhumun ısrarlarıyla alındı:))


Ve daha bir dolu ıvır zıvır:)) Gezmek bile son derece eğlenceli, değil mi? Ayrıca, kitap tutucu, bir askılık, komodin, sehpa, küççük bir tezgah da alınacaklar listesine giriş yaptı.. 

İkea tüm günümüzü yedi ama uslanmayarak caddeye gittik.. Veeee..


Böyle şeyler bazen oluyor napalım.. Dördüncüsü Flormar'ın beşincisi ise Golden Rose'un çatlayan ojeleri.. Ve evet Golden Rose Flormar'a göre çok daha iyi.. En sonda Rimmel'in tırnak beyazlatıcısı var.. Ben bunu Mavala'nın turnak beyazlatıcısına benziyor sandım ama hiç öyle gözükmüyor bir daha deneyeyim haberdar ederim..

Ertesi gün ise ben A'nın yanına gittim o resim yaparken ben saatlerce kitap okudum..




Karnımız acıkınca gidip bir şeyler yiyelim dedik.. Kadir yemekhanenin kedisiymiş.. Beslerken benden iyisi yoktu, yemek bitince sinirlendi sanırım tırnakları elime geçiriverdi.. Peki öyle olsun Kadir..


11 Mart 2011 Cuma

Bu Bahar..

Dün akşam eve giderken son tanecikler atıştırıyordu... Çok korkmuştum bu kış kar göremezsem diye.. Ben çok seviyorum.. Yağsın, her yer bembeyaz olsun.. Karda yürüyeyim.. O yüzden istemiyordum bahar gelsin.. Artık umudum kalmamıştı ki yağdı:))) 2 gün gece aralıksız yağdı evimin oraya:)) Dün akşam eve geldiğimde artık gidiyordu belliydi.. 


Bu sabahsa hava çok güzeldi.. Tazeydi.. Şimdi de güneş açtı.. Bahar geliyor.. Bu da bir dönüm benim için.. Öyle sadece yıl başlarında kararlara boğulanlardan değilim.. Her mevsim geçişinde mutlu olurum, o mevsime göre isteklerim değişir..  Şimdi ben bu bahar;


Böyle leziz şeyler yemek:)))





Ama ayrıca sağlıklı beslenmek:))


Her gün sabah akşam sporumu yapmaya devam etmek..



Saç rengimi değiştirmek (aşağıdaki gibi evet:)))


Küçük bir dövme sahibi olmak..

Belki böyle çılgın bir kedi..


Ama daha çok böyle sevimli bir yavru köpük sahibi olmak:)


Beni mutlu edecek şeyler almak..

Daha çok su içmek..


Tırnaklarıma rengarenk ojeler sürmek..


Böyle leziz içecekler tüketmek (bıktım çaydan kahveden bugün))

İnsanların benle ilgi düşüncelerini ve söylediklerini umursamamayı başarabilmek..


Arkadaşlarımla eğlenceli vakit geçirmek:)

Kendi kendime keyif yapmak:)

Yağmurda ıslanmak..

Yağmurun denize yağışını izlemek..



Daha çok okumak..


Evimde ufak değişiklikler yapmak..

Kendimle uğraşmak..


Bolca fotoğraf çekmek..


Böyle bir yerde tatil yapmak..


Karpuz yiyeceğim günü beklemek (ve tüm diğer yaz meyvelerini:)

Vee..


İstiyorum..


6 Aralık 2010 Pazartesi

Peki ya uyku tutmazsa?..

Öylesine yorgun geldim eve bu akşam ben.. Alelacele birşeyler atıştırdım, çayımı içtim.. Yatağıma uzandım.. Gözlerim sımsıkı kapalı uykuyu bekledim.. Bekledim.. Mümkünü yok gelmedi..Üstelik melankolik bir hava.. 

 

Napılır ki uyku tutmayınca.. Yavaşça kalkılır yataktan, önce evde bir tur atılır.. Su doldurulur kocaman bir bardağa.. Sevilen bir kitap alınır kütüphaneden, sayfaları şöyle bir karıştırılır.. Hafif bir gülümseme, belki de hüzün yüzünüzde.. Bir an dalıp unutulur sıkıntılar ama yetmez.. Sevilen bir film, dizi izlense.. Cık.. Yok yararı.. Bazen hiçbirşeyin yararı olmaz.. 


Müzik açılır bu sırada ki daha kötü yapar bu herşeyi.. Bir şarkı.. Dinledikçe artan bir sıkıntı.. Şarkı sizin için yazılmıştır sanki.. Give me wings, give me wings.. Now i'm stuck on the ground.. 

Hiç böyle hissetmedim demeyin nolur bana.. Sıkıştım kaldım işte ben.. Kanatlarım olsun istiyorum.. Ve hiç sorumluluğum olmasın.. Kaçabilmeyi umuyorum..Herkesin bir nedeni vardır ya elbet benimde var.. Belki minicik, ufacık ve hatta saçma şeyler.. Ama bana aitler, benim gözümde kocamanlar, sorunlar..

Son dönemde hep bu gel-git.. Akşam ya da haftasonu kendimi topluyorum ve BUMM!! Sabah başa dönüyoruz.. Görüyorum ki herkes mutsuz.. Oysa ben öyle seviyorum ki hayatımı.. Öyle mutluyum ki içinde.. Çözüm; olumsuz kimseleri görmemek, duymamak mıdır? Size dokunmalarına bir şekilde engel olabilmek midir? Umursamaz olmak mıdır? Belki de..


İşte, çıkamayınca işin içinden buraya yazıyorum.. Rahatlıyor muyum? Kesinlikle evet.. Pes ediyor muyum? Asla!! Uykum kaçmış olabilir.. Kafam karışmış olabilir.. Belki ne yapacağımı bilmiyor olabilirim.. Ama her seferinde aynı gerçeğin farkına varıyorum.. Hayatıma dokunulmasına izin veremem.. Şimdiye kadar her ne yaptıysam kendim yaptım.. Tüm kararlarım bana ait.. Başkalarının öyle kolayca yıkmasına izin veremem.. Vermem.. Yarın nolacak bilmiyorum.. Ama ben denemeye devam edicem sanırım.. Başka bir yolu yok öyle değil mi? 


Peki ya artık gözlerinizden uyku akıyorsa?? Güzel rüyalar görmeniz ve çok mutlu uyanmanız dileğiyle.. Tatlı rüyalar (en son ben dedim:))

Heyyy Günün Jingle Bells'ini unutmuş değilim.. Ruh halime uygun olarak daha isyankar bir Jingle Bells.. İyi dinlemeler:))
Not:Fotoğraflar Deviantart'tan.. Beni, sizi, hepimizi mutlu etsinler diye..