Tırtıl Alışverişte etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tırtıl Alışverişte etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Mart 2012 Perşembe

Tarçınn

Yine eski bir alışveriş. Kuşumun bazı ihtiyaçları vardı. Bu defa Juen Pet Market'i denemek istedim. Bir kere müşteri hizmetleri kötü. Telefon açamıyorsunuz. Evet maillere hızlı dönüyorlar ama benim gibi sabırsız, karşılıklı konuşma yapmak isteyen bir için zor. 

Bunun dışında gönderim hızlı. Ancak aldığım göğüs tasması  hassas Tarçın'a yara yapınca iade etmek istediğimde sorun çıkarmasalarda kargo masrafını ben karşıladım ki hiç de az değildi. Bu bana çok saçma geldi. Bir daha alışveriş yapacağımı sanmıyorum Hala bir numaram Pet Burada:)









Yakışmış mı?

29 Şubat 2012 Çarşamba

Eczanemizde.com

 Eski bir alışveriş bu. Sözüme sadığım yani hala para harcamış değilim:) İhtiyacım olan bazı şeyleri eczanemizde.com'dan aldım. Siparişi Cumartesi akşamı verdim ve salı günü geldi. Bu tarz ihtiyaçları internet üzerinden almanın pek çok avantajı var. Toplu halde pek çok farklı ürüne ulaşabilmek, taksit seçenekleri ve jızlı gönderim gibi. 


Bakalım neler almışım. 


El ve ayak kremine ihtiyacım vardı. Tüm stoklarım tükenmişti. Aslında denemek istediğim başka bir marka vardı ama (Pieditak) stoklarda kalmamıştı. Ben de bir daha ki alışverişe erteleyip Lapitak aldım.



Genelde Oral-B kullanırım ağız bakım suyu olarak. Listerine öveni çoktu denemek istedim.


Yine Isıs-Pharma'nın Sensylia'sını kullanıyordum. Bitmeye yüz tutunca hassas ve kuru cildim için Secalia ATP'yi denemek istedim. 



Sevgili partnerimin kullandığı Neutrogena Yoğun Bakım Kremi de ucuzluğu sayesinde (6 tl) sepete girdi. 



Benim diş takıntım var. Kills germs deyince (bakterileri öldürüyormuş yahu daha ne olsun) aldım. Ağız florama zarar vermez umarım:)



Veee diş macunları.



Son olarak Bioderma'dan yorgun ciltler için kofre. İçinde nemlendirici, serum ve maske var. Deneyip görelim bakalım. 


28 Şubat 2012 Salı

Çanta (Bir İhtiyaç Hikayesi)

Ahaha. Başlığı görünce dayanamadım kendime çanta aldım sandınız değil mi? İtiraf edin. 


Kendime değil ama Tarçınıma çanta aldım. Onu taşıyabilmek için. Veterinere, gezmeye giderken içine girsin diye. Alışverişi Pet Burada'dan yaptım. Karar verme aşamasında müşteri hizmetlerini aradım. Son derece nazik bir şekilde tüm sorularımı teker teker, bıkmadan yanıtladılar ve beni gerçekten ne almalıyım konusunda çok iyi yönlendirdiler. 


Kredi kartına 6 taksit yapıldı. Cumartesi verdiğim sipariş Pazartesi elimdeydi. Üstelik içinde çok tatlı bir masa takvimi ve kuşum için küçük bir hediye ile birlikte. 

27 Şubat 2012 Pazartesi

Ben Geçen Hafta..

1. Ne Okudum?

Buket Uzuner'in daha önce 2 kitabını okudum. Bu kitap oldukça eski ve kapağında da gördüğümüz üzere Yunus Nadi Roman Ödülü kazanmış. Konusu gerçekten ilginç, yaratıcı. Hatta ben Ayn Rand öretisine yakın buldum konuyu.  Ancak bana kalırsa sonu bağlanamamış. Heyecanınız kursağınızda kalıyor, öyle tuhaf hissettiriyor. Yine de okunmalı elbet.



Buket Uzuner, Balık İzlerinin Sesi, Everest Yayınları (Ben Remzi Kitabevin'nden çıkan baskıyı okudum, yeniler Everest'ten çıkıyor), 220 sf, 12 TL.




Glen Beck kimdir? Sanırım program vs yapıyormuş, hatta tanınan biriymiş bir de yazarlığa soyunayım demiş. Hiç iyi yapmamış. Kütüphanede gördüm. Kolay okunacak bir şeye ihtiyacım vardı o hafta için. Kitabın adı güzel, kapak güzel. Eee.. Sonrası felaket. Konu klişe, 200 küsur sayfa boyunca sürekli kendini tekrar ediyor kitap. Filmi çekilse şöyle iyi oyuncularla bol ağlamalı gişe yapan bir Holywood filmi olur daha da bir şey olmaz.



 Glen Beck, Kırmızı Kazak, Epsilon, 285 sf, 15 TL.

Taş Meclisi'ni izlememiştim. Elbet önce kitabı okumalıydım. Bu zamana kısmetmiş. Başta o kadar çok sıkıldım ki. Çok yavaş ilerliyordu. Heyecan yoktu. Sürpriz yoktu. Öyle de bitti kitap. Amaaa yine de çok beğendim. Hele hele Moğalistan'a gittiğinde karakterimiz. Diyeceğim odur ki bu adam zeki, yetenekli, iyi bir araştırmacı. Her kitabı da okunmalı:) Şimdi filmi izlemeli.




Jean-Christophe Grange, Taş Meclisi, Doğan Kitap, 416 sf, 23 TL

Böylece Şubat ayı biterken okuduğum kitap sayısı 8 oldu:) Kötü değil ama benim için tatmin edici de olmadı. Kütüphanemi gördükçe hızlanmalıyım diyorum.

2. Ne İzledim?

Yeni dizi American Horror Story. Bir oturuştu 6 bölüm izledim sonra bir durdum. Heyecanlı çok heyecanlı:)

IMDB'de 8.4 gibi bir puanı var.. uuuuu.)


3. Dilime Dolanan?

Şimdi aylardır çoğunuz Halil Sezai diye yanıp tutuşuyorsunuz, biliyorum. Ben daha şu "İncir Reçeli" denen filmi bile izlemedim. Şarkılarını da dinlemedim uzunca bir süre. Nedeni yok. Sonra bir gün rastladım ama ben sevemedim. Fazla arabesk geldi. Peki ya noldu dilime dolandı. Kabin başında o korkunç sesimle sürekli söylüyorum. Hatta söyleyemediğimde şöyle diyaloglar gelişiyor sevgili çalışma arkadaşımla.

Ben: Serda?!
S: Efendim?
B: Sana bir söz yazdım bugün.
S: shakhdajs

Sanırım arada küfrediyor bile olabilir bana. Herkese yapmaya başladım çünkü. Kurtarın beni nolurr:) 

4. Nereye?

En son Pera Müzesi'ni bir genç çarşamba gününde baştan sona gezdik. Öğrenciyseniz (hala öğrenci sayılmanın güzelliği) çarşambaları uğrayın mutlaka:)

5. Yemek?

Evde yemek yapmıyorum bu ara hiçç.. Ne bulsam onu yiyorum. Dışarı da çıkmıyorum. Ben buna Mart depresyonu ya da baharı beklerken depresyonu diyorum:)

6. Mutluluk Veren?

Patlamış Mısır delisi oldum. Bazı günler aşırı dozda aldım. Aklıma geldikçe mutlu oluyorum durum kötü. (bu favori yiyecek kısmında olmalıydı belki ama benim için bir yiyecekten öte bir hale geldiği için burada)



7. Sıkıntı Veren?

Yaklaşmakta olan Mart ayı diyorum, susuyorum.

8. Alışveriş?

No Shopping No Pain. Yeni sloganım bu. Bir süre bir şey almayacağım. Çünkü haziran başına kadar belli bir miktar parayı biriktirmeyi planlıyorum. Arada param artar da bir şeyler alırsam o başka. Ama onun dışında hiçbir şey almayacağım. 

Son olarak Mango'dan güzel koyu yeşil bir skinny, Oxxo'dan da hardal sarısı olduğunu tahmin ettiğim (internetten aldım ve hala gelmedi) bir pantolon aldım. Bundan sonra bu kısımda pek bir şey göremeyeceksiniz (umarım).



7 Şubat 2012 Salı

Ben Geçen Hafta..

1. Ne Okudum? 

Kitap bitiremedim ben geçen hafta. Nazar mı değdi nedir. Bitmesine 100-200 sayfa kalmış 3 kitap var elimde haftaya inşallah..

2. Ne İzledim?

Kitap uyarlamalarını izlemeye başladım. İlki Ejderha Dövmeli Kız oldu. Kitabı okuyunca tatmin etmiyor ama yine de beni sardı bu film. Kitabı okurken olduğu gibi heyecanlandım, gerildim.  


Diğeri ise Alacakaranlık oldu. Ah evet kitabı daha iyiydi (?!) Yani film o kadar kötü işte anlayın. 


3. Dilime Dolanan?

Bir sabah uyandım ki dilimde:))

Gülmeden dinleyin:))

4. Nereye? 

Ufak tefek gezmeler dışında evden çıkmadım. Bu soğuklarda içimden de gelmedi zaten. Ama haftasonu o süper güneşli günde havuzu görünce bir an kendimi atmak istedim suya :( Yaz değil ama baharı özledim.. Bahar insanıyım ben.. Hava ne çok sıcak olacak ne soğuk. Ilık bir rüzgar esecek. Ahhh mis gibi kokacak hava. Haziran doğumluyum ben. En sevdiğim aylar mayıs ile haziran. Sonbaharı da severim gerçi. Ama tamam o kadar:)) Kar yağmasa bu kış çekilmez. 


5. Yemek? 


Yaz günlerini hatırlatsın diye menemen ve yanına mis gibi demlenmiş çay:)


6. Mutluluk Verici?


Kar yağışı elbette. Tarçınımla ve A ile karda oynamamız, benim yuvarlanmalarım:) Çok güzeldi.


7. Alışveriş?


Hmmm. Oje, bir çift sneakers, Mango'dan bir bluz, ihtiyacım olan bir kaç çift ince çorap. Az az.. Bir şey almış sayılmam değil mi?


Acaba diyorum şu başka bloglarda gördüğüm "30 for 30" denemesini mi yapsam. Yapabilir miyim? 1 ay alış veriş yapmamak var işin sonunda. Olur mu? Baharı mı beklesem. Bilemiyorum. 

3 Şubat 2012 Cuma

Ben Geçen Hafta (Ay:))

Yokluğum sırasında tek yaptığım şey okumak olmuş. Ocak ayı içinde 5 kitap bitirmişim:) Film izlemiyorum hala. Hatta filme başlayıp uyumak alışkanlık oldu.

1. Ne Okudum?

Murakami.. Sahilde Kafka geçen ay bitirdiğim ilk kitaptı. Murakami okumak hep gzel, hiç hayalkırıklığına uğratmıyor beni. Orhan Pamuk okumak gibi benim için.. 


Haruki Murakami, Sahilde Kafka, Doğan Kitap, 651 sf., 33 tl


Ben şu Alacakaranlık serisinin filmlerini izlemedim. Pek güzel şeyler de duymadım hakkında. Bari oturayım kitaplarını okuyayım dedim ve geçen ay Alacakaranlık ile Yeni Ay'ı bitirdim. Şimdi üçüncü kitaba geçiyorum. Çok beğendiğimi söyleyemem. Okurken Edward denen saçma vampirle kızı boğazlamak isteği doğuyor içimde:) Normal midir?


Alacakaranlık, Yeni Ay, Stephenie Meyer, Epsilon Yayınevi, 407 ve 440 sf, her ikisi de 20'şer tl.

Evet o bir çocuk kitabı. Ama bu elbette benim okumama engel değil. Filmini nasıl bayıla bayıla izledimse kitabı da öyle bayıla bayıla okudum. 


Roald Dahl, Charlie'nin Çikolata Fabrikası, Can Yayınları, 192 sf, 14 tl


Benim için geçen ayın sürprizi Jonathan Safran Foer'in Aşırı Gürültülü ve İnanılmaz Yakın isimli kitabı oldu. Nasıl bitirdim anlamadım. Babası 11 Eylül saldırısında ölmüş bir çocuğun hikayesi. Aslında çok sıradan.. İçe işleyen, acıtan, gülümseten bir kitap. Yazar için ortak görüş keskin bir zekası olduğu sanırım. Okuyun lütfen, okutun da..


Jonathan Safran Foer, Aşırı Gürültülü ve İnanılmaz Yakın, 367 sf, 24 tl.

Son kitap bir Maeve Binchy kitabı: Leylak Zamanı. Daha önce yazarın başka bir kitabını okumaya çalışmış becerememiştim. Bu ikinci denemem. Kolay okunan yazlık kitaplardan. 



Maeve Binchy, Leylak Zamanı, Doğan Kitap, 173 sf, 9 tl

2. Ne İzledim?

Hala izlemiyorum. Dedim ya film izlemeye başladığımızda uyuyorum. Sıraya koyduğum yığınla film var üstelik. İlk olarak da okuduğum kitapların filmlerini izlemek istiyorum. Alacakaranlık, Aşırı Gürültülü ve İnanılmaz Yakın. Haydi bana şans dileyin:)

3. Ne dinledim?

Benim artık bir müzik setim var:)))  (Televizyonum olmadığnı biliyordunuz değil mi?)

Çalma listemin başındaki isim Karen Elson. Buyrun buradan dinleyin:) Sabahları beni uyandıran şarkı bu:)

4. Alışveriş?

Vazgeçemiyorum. Hele indirim dönemi ne zor şey. 

Butiğimden bayıla bayıla aldığım gömlek:)


Sezon başında görüp beğendiğim etek 20 liraya düşünce kaptım:) Koton'dan



Daha minnak olan çantalarımda kullanabilmek için ufak bir cüzdan arıyordum. Onu da Koton'da buldum. Görür görmez almam gerekiyordu napayım.




H&M'de dolaşıp hiçbir şey bulamayan bir ben varım sanırım. Ancak takı alabiliyorum. Bir de krem rengi dantel çorap aldım. Yanıma kar kaldı.



Sonraaaa Stradivarius ve Bershka'dan sezon başında 2,5 katı fiyata aldığım bluzlardan aldım yine. Ahlaya vahlaya tabii..

Veee aldığım en güzel şey Murakami seti oldu.. :)



Yine de çok bir şey almamışım evet iyi durumdayım:)


Yeni yıl hediyeleri arasında en sevdiğim bu terlikler bu arada. Paylaşmasam olmazdı:)






5. Nerelerdeydim?






Bence geçen ayın en güzel günü inanılmaz karlı bir günde Sarıyer'e gidişim oldu:) Neden mi? Bir sonraki postun sürprizi bu işte:)))

12 Aralık 2011 Pazartesi

Ben Geçen Hafta..

Bu artık pek geçen hafta postu değil. İtiraf ediyorum, çok ihmal ettim buraları. Öyleyse bu post bir geçen ay postu olsun. Böylece dönüş yapmış olalım.. 

1. Ne Izledim?

Hangover 2. Ve neredeyse hiç gülmedim. Ama filmi izlemek için deli gibi ısrar eden ben olduğum için sesimi çıkarmadan da izledim.


IMDB 6.7. O bile çok.


Bu One Day denen filmi izlemeyecektim ben aslında. Amacım kitabı okumak sonra izlemekti. Lakin dayanamadım. Ve büyük bir iç kararması yaşadım. Fikir güzel. Senede bir gün tadında bir film. Kahramanlarımız tanışıyorlar ve her yıl 15 temmuz günü hayatlarında ne oluyor bunu görüyoruz filmde. Her şey iyi güzel de bu film benim için fazla dram. Ya da belki ben öyle bir dönemimde izledim bilemiyorum. Kitabı hala okumak istiyorum tabii bu başka bir konu.


Bir 6.7 de bu filme.


Crazy, Stupid, Love. Bir kaç kez izlemeye kalkmış canım istememişti. Sonunda izledim. Evet son derece klişe, mutlu sonlarla dolu bir komedi filmi. Yine de ne olacak acaba diye meraklandırıyor açıkçası. Ve gülmekten kırılmanıza da neden oluyor. Kadrosu da müthiş. E daha ne olsun diyerek izlenebilir. 

IMDB puanı 7.5. 


Hollywood bir yana biz bu hafta Türk filmi haftası yaptık resmen. Arka arkaya izledik hepsini:)





Ben kesinlikle Gülşen Bubikoğlu hayranıyım. Türkan Şoray değil. Varsa yoksa Gülşen Bubikoğlu:) Saçları, giyimi, tarzı, oyunculuğu her şeyine hayranım:)


                                        2. Ne Okudum?

Yine bir Agatha Christie romanı. Yaşasın Kütüphane:)


Acı Kahve, Agatha Christie, Altın Kitaplar, 154 sf, 10 tl (internet üzerinde 8 tl'ye bulabilirsiniz. 


Chuck Palahniuk Kaçaklar ve Mülteciler. 



Kaçaklar ve Mülteciler, Chuck Palahniuk, Ayrıntı Yayınları, 160 sf, 13 tl.


Bu kitabı başka bir kütüphaneden aldım:) Chuck Palahniuk, Portland ve civarında gezebileceğiniz hayaletli mekanlar, en iyi restoranlar, gezilecek müzeler ve daha pek çok şey hakkında bilgilendiriyor bizi. Kitabı yerinde, gezerek okumak gerek. 


Ve bir de Evie hamilton'un gizli hayatı. Yazarı ise Catherine Alliott. 



Evie Hamilton'un Gizli Hayatı, Catherine Alliott, Epsilon, 470 sf, 23 tl.


Ah nasıl sıkıldım bu kitabı okurken anlatamam. Hatta itiraf ediyorum son 200 sayfasına sadece göz atım. Neler oluyormuş diye. Nasılsa uzun uzun gereksiz bir çok ayrıntıyla boğuyor olacaktı. Hızlıca kurtuldum..




Ye, Dua Et, Sev. Filmi izlemiş ve hiçç beğenmemiştim. Kitabı okuyunca film gözümde iyice değer kaybetti. Çünkü kitap müthiş. Önyargıları bir kenara bırakıp mutlaka okunmalı. Eğlenceli ve değiştirici. Öyle havadan sudan bir kitap değil. Kesinlikle tavsiye ederim.




Ye, Dua Et, Sev, Elizabeth Gilbert, Pegasus, 456 sf, 20 tl.

Emily Bronte Rüzgarlı Bayır. Bir ilk ve son kitap olarak harika. Okuması zevkli, karakter çözümlemeleri hayranlık verici. Geç kalmışım okumak için diye düşündüm. 


Rüzgarlı Bayır, Emily Bronte, Can Yayınları, 378 sf.

3. Takılan Şarkı?

Aslında Midnight in Paris'i izlediğim günden beri kafamda dönüp duruyor Billie Holiday versiyonu

4. Nereye?

Çırağan Palace Sanat Galerisi'nde sergi açılışına katıldık. Sergide, Ergin İnan desen ve yağlıboya resimleri, Emiel Hoorne dijital işleri ve fotoğrafları, Enk De Kramer ise gravürleriyle yer alıyor. İsterseniz sergiyi 13 Aralığa kadar ücretsiz olarak gezebilirsiniz. Üstelik haftanın 7 günü açık.


Bunun dışında Contemporary İstanbul 2011'e katıldı A. Ben sadece 1 gün gidebildim gezmeye. Ve tabii yetmedi. 



Burada A'nın işlerinden birini görüyorsunuz:)

Şerif Günyar'la tanışma fırsatım oldu bu yakınlarda. Atölyelerini gezdik ve bolca sohbet ettik. Daha doğrusu o konuştu biz genel olarak dinledik:) Bu başka bir postun konusu olsun:)




5. Yemek?


Kahvaltı:) Geçen pazar harika bir kahvaltı yaptık. Hem de çok çok uygun bir fiyata. Sanırım onun mutluluğunu hala atlatamıyorum:)


6. Mutluluk Verici?


Dinlenmek iyi geldi. Yoksa ülkemde mutlu olmak zor. Her an kötü bir haber alıyoruz.


7. Alışveriş?


Hahaa. Hiçbir şey almadım. Diyebilmeyi isterdim. Aldım ve hiçç pişman değilim. 




Deichmann'dan daha önce bir kere alışveriş yapmıştım. Bu da ikinci oldu. Farkettiniz mi bilmem ama çok güzel modelleri var. Kış bitmeden bir de uzun çizme almak istiyorum. Bakalım kısmet:)





Bu tarz bir ayakkabı almayı çok çok istediğim için görünce dayanamadım. Çok kaliteli olmasını beklemiyorum. Hevesim geçene kadar 1-2 kez giysem yeter. (30 liraydı da:)




Taaaa sezon başında görmüş, aşık olmuş, ben yazın bunu ne güzel kullanırım, hiç çıkarmam dediğim Zara çantayı da almış bulunuyorum. Beni özellikle içinde ki cüzdan kısmıyla vurdu <3. Onu hemen bazanın altına tıktım. Bahara kadar orada dinlensin:)


Ben bu adliye işleri ile uğraşırken F ile Collezione'a girdik. Gebze'de çok fazla mağaza seçeneği yok ve benim de moralim düzelmesi lazımdı. Öyle gezerken F bu gömleği buldu. Hem de 1 alana 1 bedava diye. 20 lira bile vermedik kişi başı. Tam benim rengim. Hemen her taytımla uyuyor, kazak/süveter içlerine süper gidiyor. Hırkalarımla güzel duruyor. Çok mutluyum kendisiyle. Tam aradığım gömlekmiş.


Benim Pendik'te çok sevdiğim bir butiğim var. İhraç fazlası ürünleri satıyor. Bir ara fotoğraflayabilirsem sizlere göstermeyi çok isterim. Terkos ya da Beyoğlu Pasajındaki dükkanlar gibi ama bence daha güzel şeyler oluyor. Bu elbise Stradivarius etiketli. Açılışa ne giysem derdindeyken 5 dakika da aldım. 20 liraya:) Üste tam oturuyor ve çok şık duruyor. İster elbise ister tunik niyetine.


Yine bir Pendik Butik ganimeti. River İsland marka elbise. Benim çektiğim fotoğraflarda çok iyi gözükmüyor. Sitesinden aldığım fotoğrafları da koydum. Ben 30 tl verdim. Sitesinde 35 GBP olarak gözüküyor fiyatı.










Stradivarius'tan daha önce grisini almıştım. Resimdeki gibi olmuyor bana. Daha uzun duruyor. Şimdi aklım siyahında.

Bu tarz bluzlar çok kullanışlı. Ne kadar belli olmasa da benim ki krem. 


Vee sonunda istediğim kaşe siyah paltoya kavuştum. En çok tam kapamadığımda bebe yaka olmsını seviyorum:)


Siz hiç T-Box'tan şemsiye aldınız mı? O küçük minicik şemsiyeleri çantaya atmak için nasıl ideal. Ama nasıl iki günde parçalanıyorlar. Benim 2 tane tecrübem oldu. Biri hala sağlam ama benim narin kullanımım sayesinde. Lakin renklerine karşı koymak zor. Bu defa baston model şemsiyesinden aldım. O kadar güzeldiki dayanamadım. Daha sağlam duruyor şimdilik. Bakalım nolacak.





Ufak tefek kozmetik alışverişlerini, ojeleri vs saymıyorum. Onlar zaruri ihtiyaçlar.

8. Aklım Takıldı?

Beğendiğim bir çanta modeli var. Pek çok marka da benzerini yapmış. Hangisini alacağımı bir türlü bilemedim, kararsız kaldım. 

Kahverengi uzun bir kaşe palto. Ama çok fazla para harcamak istemiyorum. Şöyle outletlerde vs bulursam almalı.

Bir de uzun deri çizme. Eveet çok bir şey kalmamış değil mi?

Ah bir de Aralık ortası oldu neredeyse. Hediyeleri alma zamanı geldi:) Çok heyecanlı çok mutlu bir dönem :) Mutlu Aralıklar:))