24 Mart 2012 Cumartesi

Bahar Temizliği..

Yine kayıplara karıştım biliyorum. O hiç sevmediğim Mart ayı beni haksız çıkarırcasına güzel. Şu saatte evdeki tüm camları açmış oturuyorum. 


Benim mevsimim geldi:)) Temmuza kadar benden iyisi güzeli olmaz. Hava soğuk değil bayıltacak kadar sıcak değil. Sıcak bir şeyler içmek için de ideal soğuk çaylar içinde:)) 


Benim gibi değişken ve maymun iştahlı biri için en ideal mevsim elbet bu. 


Ve elbet en sevdiğim mevsimde kafamda bir dolu yenilenme planı.. Sürekli notlar alıp hesap yapıyorum. Belli işlere belli tarihler atıyorum. Verdiğim bir karardan vazgeçip yerine hemen yenisini koyuyorum. Bu planların içinde kabanların/montların kuru temizlemeye gitmesinden tutun da almayı düşündüğüm oldukça masraflı olacak ve beni uğraştıracak şeylere kadar her şey var. 


Bakalım benim planlarım neler:)


Yakın zamanda kendime bir müzik seti almışlığım var. Kimse nedenini anlamadı. Bu devirde müzik seti neden sorularına hak veriyorum. Ama benim şiddetle ihtiyacım vardı. Ve iyi ki aldım diyorum. Ancak şimdi (her ne kadar usb'den dinleyebiliyor olsam da) müzik arşivimi cd'lemek istiyorum. Harici bellek'ten şarkı seçmek beni sıkıyor da:) Bu amaçla yüzlerce cd almalı ve onları düzenlemeliyim:))) Büyük iş:)






Tabii büyük bir bahar temizliği şart. Kabanlar/montlar kuru temizlemeye botlar/çizmeler boyanıp temizlenmeye gidecek. Yorganlar battaniyeler yıkamaya yollanacak. Geri dönüşlerinde bazanın altındaki yerlerini alırlarken, yazlıklar çıkacak. Bütün kazaklar kalın hırkalar ortadan kaldırılacak:) 




Girişteki dolabımın ayakkabılar için kullandığım kısmına bir raf yaptırılacak. Banyoda bozulmuş olan aplik yenilenecek. Elektirikçi çağrılmışken salona ışığı ayarlayabilmemi sağlayan yeni bir açma kapama düğmesi konacak. Diğer avizeler asılacak. 


Eskimiş mutfak dolabı değiştirilip, Salon camına yeni bir kanat eklenecek (umarım bir an önce yaparlar da rahatlarım).


Bir tam gün Eminönü'ne gidilip kumaşlar alınacak. Koltuklara/minderlere yeni kılıflar yapılacak. 






Eve profesyonel bir temizleme firması çağrılacak. Halılar, koltuklar yıkanacak, ev temizlenecek. 




Sevilmeyen, artık hoşa gitmeyen tüm ıvır zıvır atılıp yerine sevilen yenileri alınacak. 


Yeni sehpalar için araştırma başlatılacak. 


Bu arada kendimizi unutmayalım. Ne zamandır ihmal edilen cilt bakımına gidilecek. Manikür pedikür yenilenecek. Saçlar boyatılacak. 







Ve daha önemlisi şimdi bahsetmek istemediğim ama baya bir para bayılmamı gerektiren iki hedefim var. Biri diğerine göre çok daha ucuz:)) Ama nasıl heyecanlandırıyor beni her ikisi de anlatamam. Gerçekleşince paylaşırım artık onları da:))

2 Mart 2012 Cuma

Mart Kapıdan Baktırır..

En sevmediğim ay geldi işte. MART. Ne olduğu belirsiz ay. Sorarsanız baharın ilk ayı ama ne baharı?! Havalar ısınmaz, hala soğuktur. Kıştan bıkmışsınızdır, paltolar, kat kat giyinmeler bunaltıyordur, güneşe muhtaçsınızdır. Bu saçma ayda güneş çıkar ama ısıtmaz, azıcık ısıtsa bolca üşütür. 


Bahar istiyorumm.. Ahhh!!

Çabuk bit Mart olmaz mı? Git hadi hemen. Çok  üşütme bizi. Biz seni yine de güzel anarız inan..



Aaaa sümüklü böcekler çıkar mı acaba? Bayılıyorum onlara söylemiş miydim?

1 Mart 2012 Perşembe

Tarçınn

Yine eski bir alışveriş. Kuşumun bazı ihtiyaçları vardı. Bu defa Juen Pet Market'i denemek istedim. Bir kere müşteri hizmetleri kötü. Telefon açamıyorsunuz. Evet maillere hızlı dönüyorlar ama benim gibi sabırsız, karşılıklı konuşma yapmak isteyen bir için zor. 

Bunun dışında gönderim hızlı. Ancak aldığım göğüs tasması  hassas Tarçın'a yara yapınca iade etmek istediğimde sorun çıkarmasalarda kargo masrafını ben karşıladım ki hiç de az değildi. Bu bana çok saçma geldi. Bir daha alışveriş yapacağımı sanmıyorum Hala bir numaram Pet Burada:)









Yakışmış mı?

29 Şubat 2012 Çarşamba

Eczanemizde.com

 Eski bir alışveriş bu. Sözüme sadığım yani hala para harcamış değilim:) İhtiyacım olan bazı şeyleri eczanemizde.com'dan aldım. Siparişi Cumartesi akşamı verdim ve salı günü geldi. Bu tarz ihtiyaçları internet üzerinden almanın pek çok avantajı var. Toplu halde pek çok farklı ürüne ulaşabilmek, taksit seçenekleri ve jızlı gönderim gibi. 


Bakalım neler almışım. 


El ve ayak kremine ihtiyacım vardı. Tüm stoklarım tükenmişti. Aslında denemek istediğim başka bir marka vardı ama (Pieditak) stoklarda kalmamıştı. Ben de bir daha ki alışverişe erteleyip Lapitak aldım.



Genelde Oral-B kullanırım ağız bakım suyu olarak. Listerine öveni çoktu denemek istedim.


Yine Isıs-Pharma'nın Sensylia'sını kullanıyordum. Bitmeye yüz tutunca hassas ve kuru cildim için Secalia ATP'yi denemek istedim. 



Sevgili partnerimin kullandığı Neutrogena Yoğun Bakım Kremi de ucuzluğu sayesinde (6 tl) sepete girdi. 



Benim diş takıntım var. Kills germs deyince (bakterileri öldürüyormuş yahu daha ne olsun) aldım. Ağız florama zarar vermez umarım:)



Veee diş macunları.



Son olarak Bioderma'dan yorgun ciltler için kofre. İçinde nemlendirici, serum ve maske var. Deneyip görelim bakalım. 


28 Şubat 2012 Salı

Çanta (Bir İhtiyaç Hikayesi)

Ahaha. Başlığı görünce dayanamadım kendime çanta aldım sandınız değil mi? İtiraf edin. 


Kendime değil ama Tarçınıma çanta aldım. Onu taşıyabilmek için. Veterinere, gezmeye giderken içine girsin diye. Alışverişi Pet Burada'dan yaptım. Karar verme aşamasında müşteri hizmetlerini aradım. Son derece nazik bir şekilde tüm sorularımı teker teker, bıkmadan yanıtladılar ve beni gerçekten ne almalıyım konusunda çok iyi yönlendirdiler. 


Kredi kartına 6 taksit yapıldı. Cumartesi verdiğim sipariş Pazartesi elimdeydi. Üstelik içinde çok tatlı bir masa takvimi ve kuşum için küçük bir hediye ile birlikte. 

27 Şubat 2012 Pazartesi

Ben Geçen Hafta..

1. Ne Okudum?

Buket Uzuner'in daha önce 2 kitabını okudum. Bu kitap oldukça eski ve kapağında da gördüğümüz üzere Yunus Nadi Roman Ödülü kazanmış. Konusu gerçekten ilginç, yaratıcı. Hatta ben Ayn Rand öretisine yakın buldum konuyu.  Ancak bana kalırsa sonu bağlanamamış. Heyecanınız kursağınızda kalıyor, öyle tuhaf hissettiriyor. Yine de okunmalı elbet.



Buket Uzuner, Balık İzlerinin Sesi, Everest Yayınları (Ben Remzi Kitabevin'nden çıkan baskıyı okudum, yeniler Everest'ten çıkıyor), 220 sf, 12 TL.




Glen Beck kimdir? Sanırım program vs yapıyormuş, hatta tanınan biriymiş bir de yazarlığa soyunayım demiş. Hiç iyi yapmamış. Kütüphanede gördüm. Kolay okunacak bir şeye ihtiyacım vardı o hafta için. Kitabın adı güzel, kapak güzel. Eee.. Sonrası felaket. Konu klişe, 200 küsur sayfa boyunca sürekli kendini tekrar ediyor kitap. Filmi çekilse şöyle iyi oyuncularla bol ağlamalı gişe yapan bir Holywood filmi olur daha da bir şey olmaz.



 Glen Beck, Kırmızı Kazak, Epsilon, 285 sf, 15 TL.

Taş Meclisi'ni izlememiştim. Elbet önce kitabı okumalıydım. Bu zamana kısmetmiş. Başta o kadar çok sıkıldım ki. Çok yavaş ilerliyordu. Heyecan yoktu. Sürpriz yoktu. Öyle de bitti kitap. Amaaa yine de çok beğendim. Hele hele Moğalistan'a gittiğinde karakterimiz. Diyeceğim odur ki bu adam zeki, yetenekli, iyi bir araştırmacı. Her kitabı da okunmalı:) Şimdi filmi izlemeli.




Jean-Christophe Grange, Taş Meclisi, Doğan Kitap, 416 sf, 23 TL

Böylece Şubat ayı biterken okuduğum kitap sayısı 8 oldu:) Kötü değil ama benim için tatmin edici de olmadı. Kütüphanemi gördükçe hızlanmalıyım diyorum.

2. Ne İzledim?

Yeni dizi American Horror Story. Bir oturuştu 6 bölüm izledim sonra bir durdum. Heyecanlı çok heyecanlı:)

IMDB'de 8.4 gibi bir puanı var.. uuuuu.)


3. Dilime Dolanan?

Şimdi aylardır çoğunuz Halil Sezai diye yanıp tutuşuyorsunuz, biliyorum. Ben daha şu "İncir Reçeli" denen filmi bile izlemedim. Şarkılarını da dinlemedim uzunca bir süre. Nedeni yok. Sonra bir gün rastladım ama ben sevemedim. Fazla arabesk geldi. Peki ya noldu dilime dolandı. Kabin başında o korkunç sesimle sürekli söylüyorum. Hatta söyleyemediğimde şöyle diyaloglar gelişiyor sevgili çalışma arkadaşımla.

Ben: Serda?!
S: Efendim?
B: Sana bir söz yazdım bugün.
S: shakhdajs

Sanırım arada küfrediyor bile olabilir bana. Herkese yapmaya başladım çünkü. Kurtarın beni nolurr:) 

4. Nereye?

En son Pera Müzesi'ni bir genç çarşamba gününde baştan sona gezdik. Öğrenciyseniz (hala öğrenci sayılmanın güzelliği) çarşambaları uğrayın mutlaka:)

5. Yemek?

Evde yemek yapmıyorum bu ara hiçç.. Ne bulsam onu yiyorum. Dışarı da çıkmıyorum. Ben buna Mart depresyonu ya da baharı beklerken depresyonu diyorum:)

6. Mutluluk Veren?

Patlamış Mısır delisi oldum. Bazı günler aşırı dozda aldım. Aklıma geldikçe mutlu oluyorum durum kötü. (bu favori yiyecek kısmında olmalıydı belki ama benim için bir yiyecekten öte bir hale geldiği için burada)



7. Sıkıntı Veren?

Yaklaşmakta olan Mart ayı diyorum, susuyorum.

8. Alışveriş?

No Shopping No Pain. Yeni sloganım bu. Bir süre bir şey almayacağım. Çünkü haziran başına kadar belli bir miktar parayı biriktirmeyi planlıyorum. Arada param artar da bir şeyler alırsam o başka. Ama onun dışında hiçbir şey almayacağım. 

Son olarak Mango'dan güzel koyu yeşil bir skinny, Oxxo'dan da hardal sarısı olduğunu tahmin ettiğim (internetten aldım ve hala gelmedi) bir pantolon aldım. Bundan sonra bu kısımda pek bir şey göremeyeceksiniz (umarım).



25 Şubat 2012 Cumartesi

Yeniyıl, Yeniyıl, Yeniyıl.. !

Benim sevgili partnerim bana yılbaşı hediyesi almış:) Evet evet Şubat ayında:)))) 



 Nasıl sevdim nasıl anlatamam.. Nasıl kıyar kullanırım onu da bilmiyorum:)



 Bana sürekli 48 tane defterin var hala defter almaya çalışıyorsun diye çemkiriyor olmasına rağmen kıyamamış, harika bir defter almış:) 


Benim yeteneksizliğimi bildiği için çizgili almış :D


Kendisi benim yeni kitap günlüğüm olacak, okuduğum kitaplar içinde listelenecek:) 




:)) Önemli günler konusunda çok duyarlıdır benim partnerim:)


Tekrar çok çok teşekkür ederim.